top of page

YAZAR EZGİ ATEŞ TOPRAK

1. Kitap yazmaya nasıl başladınız?

Annem üniversitede Edebiyat Bölümünü bazı sebeplerden yarım bırakmış. İçinde hep bir ukde varmış

gibi anlatırdı. Belki ondan belki annemin bana aktardığı sanatsal genlerden edebiyata ilgim çok büyük.

Lisedeki edebiyat öğretmenim Feyza Öz’ün yüreklendirmesi sayesinde liseden beri öykü ve şiirler

yazıyorum. Üniversitede edebiyat kulüplerine katılırdım. En büyük hayallerimden biri de yazar

olmaktı. Ara ara öykü yarışmalarını takip ediyordum ama girişimde bulunmaya cesaret edemiyordum

bir türlü. Alanım da İngilizce olunca kendimi edebiyatta tam yetkin göremiyordum sanırım.

Öğrenciliğin getirmiş olduğu stres, KPSS sorunsalı, atanamama kaygısı vs. edebiyatı ikinci plana

atmama neden oldu ama asla edebiyatı bırakmadım. O süreçte üniversite son sınıfta staj yaptığım bir

okulda şair olan Türkçe öğretmeni Emrullah Bey ve de İngilizce öğretmeni Fatih Bey bana çok büyük

ilham oldular.

Çok şükür sene kaybetmeden Bilecik Pazaryeri Hilmi Duralioğlu Anadolu Lisesi’ne öğretmen olarak

atandım. Orada öğretmenlik yaparken okulumuzun tarih öğretmeni Mustafa Tarhan Yılmaz

hocamdan çok şey öğrendim. Kendisi de tarih alanında bir yazardı ve benim o süreçte rehberim ve

akıl hocamdı. Bir gün okulumuza söyleşi için davet ettiği yazar arkadaşı Mehmet Sadık Bozkurt benim

edebiyat hayatımdaki kilit taşlarından biridir. Kendisinden hem çok şey öğrendim hem de ne zaman

edebi bir konuda sorun yaşasam hemen yardımıma koşar sağ olsun. Onun vesilesiyle öykülerimi daha

bir nitelikli hâle getirmeyi öğrendim. Bana kitap çıkarma konusunda büyük ilham olmuştu ama hâlâ

tam olarak cesaretimi toplayamıyordum. O dönemde farklı önceliklerim vardı. Çocuğum olmuştu.

Edebiyata tam anlamıyla konsantre olamıyordum.

Çocukluğumdan beri kitap aşığı biriydim. Üniversitede kendi kütüphanemi oluşturmaya başladım.

Mesleğe başlayınca kişisel gelişim alanını, çocuğumla birlikte de çocuk edebiyatını tanımaya başladım.

Bilecik merkeze tayin olunca kitap okuma kulüplerine girmeye başladım ve bu da benim edebi

hayatımdaki kilit taşlarından bir diğeridir. İyi ki girdim dediğim kitap okuma kulüplerinden “Evladım

Sana Diyorum” benim ufkumu geliştiren, bana çiçek gibi dostluklar kazandıran nadide bir kulüptür.

Yanlış olmasın ama 2018 veya 2019 yılından beri “Evladım Sana Diyorum Bilecik” kulübünde aktif

şekilde yer alıyorum.

Bir gün bu kulüp vesilesiyle tanıdığım yazar Tuğba Coşkuner’i Evladım Sana Diyorum Bilecik ekibi

olarak Bilecik’e davet ettik. Konuşmamız esnasında Çocuk Edebiyatı Atölyesi açacağını, ilgileniyorsam

katılmamın iyi olabileceğini söyledi. Ben de tereddütsüz katıldım. İyi ki de katılmışım. Bu atölye benim

edebi hayatımın bir diğer kilit taşı oldu.

O süreçte bir başka güzel haber de Bilecik ESD ekibi üyesi Serpil Özlem Uçar’ın vesilesiyle Serpil

Hanım’ın da yer aldığı Küpeşte e-dergi ekibine yazar olarak kabul edilmemdi. Gönderdiğim ilk

hikayem 6 sayfa olmasına rağmen (dergilerde maksimum 2 sayfaya izin vardır normalde) Genel Yayın

Yönetmeni Hanife Artar Yalçın tarafından direkt kabul edildi. Şaşkınlık ve mutluluk içerisinde o gün

bunca yıl verdiğim emeklerin karşılığını almaya başladığımı hissettim. Kendimi yazar olarak gördüğüm

ilk yer orasıdır. Dergi ekibinden Hanife Hanım, Serpil Hanım, Reyhan Hanım ve Esma Hanım o kadar

güzel şeyler söylemişti ki zaman zaman umutsuzluğa kapıldığımda onların o sözleri benim

tazelenmeme yardımcı olur. Özgüvenimi yerine getirir. (Her ay upuzun yazılarımı sığdırmaya çalışan

Küpeşte e-dergi tasarım ekibine ve yazılarımı editleyen editör ekibine de buradan teşekkür etmek

isterim.)

Dergiye girdiğim sırada Tuğba Coşkuner okul öncesi döneme yönelik bir kitap yazma ödevi vermişti.

Hepi Topu Bir Fikir’in temelleri de orada atıldı. Daha sonrasında akrabamız Semra Ergene ablamın

vesilesiyle Editör İlknur Artuğ ile tanıştım. Kendisinden pek çok şey öğrendiğim İlknur Hanım’ın

desteğiyle kitap dosyam kitap hâline geldi. Sonra Bozüyük Bilim ve Sanat Merkezi’nde birlikte

çalıştığımız müzik öğretmeni arkadaşım Zafer Kına, kitabım için yazdığım şarkı sözlerini besteledi ve

birlikte söyledik. Nihayetinde Arete Yayınevi sahibi Ahmet Budak’ın aracılığıyla Hepi Topu Bir Fikir

yayın dünyasıyla buluştu.

Şu anda da daha nitelikli eserler vermek niyetiyle Edebiyat Fakültesinde okuyorum. Yeni projelerim

üzerine çalışıyorum ve Küpeşte e-dergisinin yanı sıra dahil olduğum Yalınayak e-dergisinde de aktif

yer almaya gayret ediyorum.

Biraz uzun anlattım ama başta eşimin, oğlumun, ailemin ve burada saydığım ve sayamadığım pek çok

insanın emeği var üzerimde. Eğer bunlardan bahsetmeseydim kendimi vefasızlık yapıyor gibi

hissedebilirdim.

2. İlhan kaynaklarınız nelerdir?

Öncelikle yazma aşkı, içimdekileri güzel bir dille dışarı aktarma ihtiyacı, sonra da oğlum. Oğlum benim

hem Küpeşte e-dergisine girmemde hem de Hepi Topu Bir Fikir’i yazmamda çok büyük rol oynadı. O

benim en büyük ilham kaynağım. Bunlara ek olarak hayatın kendisi aslında bir ilham kaynağı.

Lisedeyken durgunlaştığım sürelerde arkadaşlarıma hep ilhamı beklediğimi söylerdim. Süreç

içerisinde şunu çok iyi öğrendim ki ilham size durduk yere gelmez, siz ilhamı kovalarsınız. İlham bulma

bilinciyle bakınca etrafa zihniniz çok güzel fikirler çıkarıyor ortaya.

3. Kitabınızı ilk elinize aldığınızda neler hissetmiştiniz?

Kitabın basılmadan önceki süreci biraz sancılı ve bol beklemeli olduğu için o stresle ilk baktığımda bir

şey hissedemedim. Kitap sanki benim değilmiş gibi geldi. Hani bazı anneler doğum yapınca “Bu mu

şimdi benim çocuğum!” derler ya öyle bir şeydi. Sonra kitap bana ben kitaba baktıkça birbirimize

ısınmaya başladık. Sanırım kısa süreli bir “İmposter Sendromu” geçirdim. Benim onun yazarı

olduğunu kabullenmemin ardından her şey değişti. Şu an kitabıma bakmadığım onu içime sokasımın

gelmediği bir gün yok ��

4. Kitabınızın ana teması nedir?

Hepi Topu Bir Fikir dede torun ilişkisi üzerinden sabretmenin, düşünmenin, fikir üretmenin ve tabii

kitapların öneminden bahseden masal türünde bir kitap. Kitabın arkasında yer alan şarkı ile de

çocukların kitapla olan bağlarını kuvvetlendirmeyi, kitabın ana temasının akıllarında kalmasını, kitaba

ve yazarına karşı sempati duymalarını sağlamaya çalıştım.

5. Kitap fuarlarını nasıl buluyorsunuz?

Henüz taze bir yazar olarak, yazar kimliğimle bir fuara katılmadım. İnşallah yakın zamanda katılmak

nasip olur. Okur olarak katıldığımda da yazarlarla tanışmak benim için çok heyecan verici bir şeydi.

Fuarlarda yer alan, belki daha önce hiç karşılaşmadığım kitaplar keşfetmek ise çok kıymetli bir şey

benim için.

6)Yazma sürecinizde karşılaştığınız zorluklar nelerdir ve bunları nasıl aşarsınız?

Yazma sürecinde sürekli ilham kovalamak, okumak ve araştırmak gerekir. Kendinizi tekrar etmemeniz

açısından zihninizi yeni fikirlerle beslemeniz elzemdir. Yazdığınız tür neyse o türle ilgili pek çok şey

bilmek zorundasınızdır. Ve yazarken tam bir konsantrasyon içinde olmanız daha kaliteli bir yazı ortaya

çıkarmanızı sağlar. Tüm bunlara zaman ayırmak evli ve çocuklu bir anne için epey zorlayıcı

olabilmektedir. İşte bu noktada eşinizden, ailenizde destek görmek paha biçilemez bir şeydir.

7. Okuyucularınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

İşin mutfağını bilmeyene yapılan herhangi bir iş bazen basit, bazen değersiz gelebilir. O iş ortaya

çıkana kadar neler çekiliyor ancak işin içinde olanlar ve de onların yakınları bilir. Bu sebeple insanlara

her zaman şunu söylerim; asla yargılamayın ve de ön yargılı olmayın. Eleştirmek kolay ama bir şey

üretmek zordur. Üretene saygı duymak, o iş sevilsin veya sevilmesin herkesin boynunun borcudur.

Bununla birlikte Hepi Topu Bir Fikir çocuklara yönelik olduğu kadar aslında ebeveynlere de güzel

mesajlar barındırmaktadır. İnşallah o mesajların keşfedilmesini ve Hepi Topu Bir Fikir’in macerapesert

oyun kâşifi daha çok çocuğun gönlünde taht kurmasını çok isterim.

8. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Milli Eğitimde İngilizce öğretmeniyim. Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yaşıyorum. Şu an Bilecik Merkez’de

çalışıyorum. Evliyim. 4 yaşında Gökdeniz adında bir oğlum var. Şarkı söylemeyi, puzzle yapmayı, kitap

okumayı ve yazmayı çok seviyorum. Liseden beri hep yazıyorum ve nihayet yazar olarak

hayallerimden birini daha gerçekleştirmiş oldum. Bir yılı aşkındır Küpeşte e-Dergi’de, Mart ayından bu

yana da Yalınayak e-Dergi’de yazıyorum. Bu dergilerin yanı sıra Kapı, Kocaayak ve Fındık Burun e-

dergilerinde de hikâye ve şiirlerim yayınlandı.

Tüm bunlarla birlikte öğrenmeyi çok seviyorum. Şu an ikinci üniversite kapsamında Türk Dili ve

Edebiyatı Bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda, öncelikle kendime daha sonra da velilerime ve

öğrencilerime faydalı olmak niyetiyle değişik platformlardan P4C, Aile Danışmanlığı, Yaşam Koçluğu,

NLP, Mizaç, Masal Terapisi, Çocuk Resimleri Analizi gibi eğitimler alıyorum.

“Hepi Topu Bir Fikir” benim ilk kitabım. Kitabımın baş kahramanını oğlumdan ilham alarak

oluşturdum ve kitabımı oğluma ithaf ettim. Bu sebeple manevi değeri benim için çok yüksek olan bu

kitapla yayın dünyasına açılmak paha biçilemez bir duygu. Bu süreçte kitabın editörlüğünü yapan

İlknur Artuğ’a, kitabın çizimlerini yapan Ecem Diniz’e, kitabın sonunda yer alan ve benim yazdığım

şarkı sözlerinin vokalini ve bestesini birlikte yaptığımız Zafer Kına’ya, kitabın dizgisini yaparak yayına

hazırlayan A. Eda Eroğlu’na, kitabı yayın dünyasıyla buluşturan ARETE Yayınevi sahibi Ahmet Budak’a,

son olarak da maddi manevi her zaman yanımda olan eşime, aileme ve dostlarıma çok teşekkür

ederim.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
YAZAR SEVİL GÖKGÖZ

1.Bize kendinizden bahseder misiniz? Adım Sevil Gökgöz. Uzun yolda öğrendiklerimle, tecrübelerimle, deneyimlerimle çıktığım yazarlık...

 
 
 
YAZAR HATİCE KONDU

Kitap yazmaya nasıl başladınız?  Yazmaya olan ilgim her zaman vardı ama bir roman yazmaya Meryem’in hikayesini duyduğum anda karar...

 
 
 
YAZAR NİLÜFER TURAN

1. Kitap yazmaya nasıl başladınız? Herkes gibi yazmaya 6 yaşında ilkokulda başladım. 10 yaşımdan beri de günlük tutuyordum. Tabi her gün...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page